

Bursa Giresunlular Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Av. Murat TOKER' in Giresun Dergisinin Kasım sayısında yayınlanan bir yazısı dikkatimizi çekti. Kendisinden izin alarak bunu bütün medya ile paylaşmak istedik.
Giresun sevdası tüm türkiye tarafından bilinen Av.Murat TOKER' in Giresun dergisinde Bursadan Mektup Başlığı İle yayınlanan yazısında Giresun ve Şebinkarahisarı konu almış..

Şebinkarahisar 60 yıllık uykudan uyanıyor
Av. Murat TOKER
Bursa Giresunlular Derneği Başkanı
Basından okuduğum bir haber Şebinkarahisar’ın 60 yıldır tek pencereden bakan popülist politikasını bırakıp, ayakları yere basan halkın refahını ve zenginliğini arayan politikalara döndüğünü müjdeliyordu.
Başta Şebinkarahisar Kaymakamı ve Belediye Başkanı olmak üzere yerel yöneticiler Ankara Beypazarı’nda turizmi öğrenmeye gitmişler. Önemli olan bir işe samimiyetle başlamaktadır. Bu işe başlayan yöneticilerimiz Türkiye’nin turizmin T’sini bilmediği 60 yıl 100 yıl öncesinde Şebikarahisar’ın başta Giresun merkez ve sahil ilçeleri olmak üzere bütün Karadeniz’in yayla turizminin merkezi olduğunu eskilere danışarak tespit edeceklerdir.
Beypazarı’nın en büyük şansı beş milyon nüfuslu Ankara’ya yakın olmasıdır. Beypazarı’na gelen turistin %99’u Ankara’dan gelir.
Şebinkarahisar’a turist gelecekse sahilden gelecektir. Bir de gurbette yaşayan Şebinkarahisarlı lara yaz tatilini memleketlerinde geçirmeleri Şebinkarahisar’ın cazibe oluşturmasına bağlıdır.
Bundan 50 yıl önce başta Tamzara olmak üzere bütün Şebinkarahisar yaz aylarında sahilden gelen hemşerilerimizle (Ceniklilerle) dolardı.
Tamzarada ev bulmak, yaz tatilini geçirmek sahildeki hemşehrilerimiz için ayrıcalıktı.
Bizim çocukluğumuzda 1960’lı yıllarda yaz gelince fındık tüccarları, sahildeki hali vakti iyi olan hemşehrilerimiz 56 Chevrolet taksilerle, Şebinkarahisar’ı doldurur, biz çocuklarda aynen eski Türk filmlerinde olduğu gibi bu taksilerin peşinde koşturur kuyruğunu, kulağını tutmaya çalışırdık.
O zaman Şebinkarahisar da her mesleğin bir arastası vardı. Demirciler arastası, semerciler arastası, ayakkabıcılar arastası vs gibi. Esnaf ve Sanatkâr 11 ay üretim yapar, depolar sahildeki hemşehrilerimizin fındığını satıp parasını almasını beklerdi.
Fındıklar satıldıktan sonra, Şebinkarahisar da yer, gök Cenikli dediğimiz sahilden gelen hemşehrilerimizle dolardı.
Pazartesi günleri atlarını, katırlarını hanlara çekmeye, otellerde yatmaya yer bulamayanlar ağaç altlarında sabahlardı. Salı sabahı çarşıya dağılan (Cenikli) esnafta pazarda ne varsa silip süpürürdü.
Salı günleri öğleden sonra Şebinkarahisar pazarından yüklenmiş binlerce at, yüzlerce katır sahile doğru en büyük ticaret kervanını oluştururdu.
1986 yılında Gurbetçi Giresun Dergisi’ni çıkarırken Giresun da yayla şenliklerini başlattığımızda Şebinkarahisar da da Bağlar Günü adı altında yayla şenliğini başlatmıştık.
Ancak yayla turizminin önemini kavrayan Dereli ilçesi yerel yöneticileri Kümbet yaylasını, Espiye ilçesi yöneticileri Karaovacık yaylasını, Tirebolu yöneticileri Kazıkbeli yaylasını, Görele ve Eynesil yerel yöneticileri Sisdağı’nı yayla turizmi merkezi haline getirirken Şebinkarahisar bu teşebbüsü ciddiye almadı.
Şimdi komşu ilçemiz Dereli halkının fındıktan sağladığı bir yıllık gelirin iki katını Kümbet yaylasındaki turizmden sağlıyor.
İnşallah Şebinkarahisar’ın yerel yöneticilerinin bu teşebbüsü yarım kalmaz. Tekrar popülist politikalara geri dönülmez.
Yıllarca Giresun da Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü yapan Tirebolulu arkadaşım Nadir Yapsakaloğlu (Halen Antalya Gençlik ve Spor İl Müdürü- Antalya Giresunlular Derneği Başkanı) benim sırtımdaki atlet Eğribel’i geçip Şebinkarahisar’ı görünce kuruyor Giresun’un hakiki yaylası Şebinkarahisar demişti.
Şebinkarahisar vilayette olsa, ilçede olsa sahildeki hemşehrilerimizin fındıktan elde ettiği gelirden ticaret yoluyla, turizm yoluyla pay almadıkça insanlar nafakasını gurbette aramaya devam edecektir.
Gurbette yaşayan hemşehrilerimiz göçtükleri başta İstanbul olmak üzere büyük şehirlerdeki siyaseten ve ekonomik olarak ancak sahilden göçen Giresunlu hemşehrilerimizle işbirliği yaparak hak ettikleri payı beraberce alabilirler. Daha müreffeh bir hayatın kapılarını açabilirler.
Bunun en güzel örneği İstanbul Sarıyer Belediye Başkanlığı seçimlerinde yaşandı. Şebinkarahisar toprağından yetişen hemşehrimiz Şükrü Genç’e bütün yıkıcı propagandalara rağmen sahildeki ilçelerden Sarıyer’e göçen hemşerilerimizde Şebinkarahisarlı lar kadar sahip çıktı. Seçimi kazanmasını sağladı.
Aklın yolu bu işbirliğini bütün büyük şehirlerimizde sağlamaktır. Hepimizin müşterek menfaati gurbette de yaşasak, memleketimizde de yaşasak hemşehri dayanışmasından geçiyor.
Kaynak:Bursagiresun.com







.jpg)

